22 Mayıs 2010 Cumartesi

ya evde yoksan?

emin olamamak elimi kolumu bağladığında içimden gelen kaygısız ol! komutu kalbimi dövüyor bir çocukmuş gibi.bir kaç tuşa basmak o kadar kolayken dayak yiyenin sadece kalbim değil ruhum da olduğunu farkediyor ve meşgaleler icat ediyorum hapisteymişcesine.kaç raund acaba bu ruhumun dövüşü?sayıyla mı nakavtla mı yenilecek bu şikesiz ama yenilgiye mecbur karşılaşmada?kenardan dayak yerken birisi bakacak mı acıyan gözlerle içine içine o ruhun?

meymenetsiz sorular.