
bu beni vazgeçiremez ki...
ben seni unutmak için sevmedim
gülmen ayrılık demekmiş bilmedim
bekledim sabah akşam yollarını
ölmek istedim bir türlü ölmedim
aşk bu mu sevda bu mu hayat bu mu
kalp acı dünya hüzün gözyaşı dolu
şimdi sen kimbilir nerelerdesin
gelir gecelerden koşarak sesin
bana en acı haber kiminlesin
adını içimden hala silmedim
aşk bu mu sevda bu mu hayat bu mu
kalp acı dünya hüzün gözyaşı dolu
bilmediğimiz bir gezegenin bilmediğimiz bir okyanusunda bir adada iki ayrı krallık varmış.masal bu ya bir süre bu iki krallık yan yana olduklarını farketmemişler fakat iki ülkeye de dost başka bir ülkenin kralı bu iki kralı ortak bir toplantıda tanıştırmış.ve iki ülke arasında görüşmeler başlamış.bu görüşmelerde aslında coğrafi açıdan çok farklı olmalarına rağmen ülke halklarının aynı sosyal ve kültürel yapıda olduğu fark edilince krallardan biri 'neden birleşip beraber bir ülke kurmuyoruz?' demiş ve diğer kralın da onayıyla birleşme kararı alınmış.bu karar iki ülkede de hiç yetişmemesine rağmen güller ve iki ülkede de çok sevilen içkilerle kutlanmış.bir süre her şey iyi gittikten sonra küçük bir protokol krizinden çıkan bir anlaşmazlık sonucu krallardan biri 'acaba eskiden daha mı iyiydi ki?' diye düşünerek köprüleri atmış.önce arada sınır olsa da iki dost ülke olarak kalıp ilişkileri devam ettirme kararı almışlar fakat iki ülkede de artık çok iyi kaynaşmış olan halklar sınır konusunda huzursuzlanmaya başlayınca tekrar tamamen sınırı kapatıp tüm bağlantıyı kesmişler.fakat bir süre sonra tüm bu olanları izleyen bir melek bir kralın öbürüne yazdığı fakat sakladığı mektubu onun haberi olmadan bir güvercinle diğer krala ulaştırmış.ve tekrar görüşülmeye başlanmış.fakat mektubun yazarı olan kral mektubun tam olarak kendi tarafından yazılmadığını söyleyerek görüşmelerde hep sessiz kalmış.hep bakmış diğer krala.hem de o kadar anlamlı bakmış ki diğer kralın yürürken,uyurken,çalışırken o bakışlardan başka düşünecek hiç bir şeyi kalmamış.ve o bilmediğimiz gezegendeki bilmediğimiz okyanustaki kral hala düşünüyormuş.