26 Haziran 2010 Cumartesi

kupa


daha öylesine olsun diye ısınmadan daldım sahaya.rakip kimdi,benim takımımda kim vardı düşünmedim bile. bana at! diye bağırıp duruyordum mahallenin göt çocuğu gibi.dayanamadılar bağrışıma ve attılar topu önüme doğru.koşuyordum sadece 


ıskalamıştım.birden gökyüzü yemyeşil oldu.aslında o gördüğümün çimenler olduğunu anladığımda gülümsedim ve gökyüzüne düşmeyi bekledim.kafa üstü düşmek istiyordum ki iyice canım yansın.yansın ki bir daha oynamayayım.sol omzumun üzerine düştüm ve köprücük kemiğimin kırıldığını duydum.hissetmedim

ıskaladığımda lifim de atmıştı ve onu da hissetmemiştim.hastanede yatmak istemedim çünkü hastalık içimdeydi vücudumda değil.bir daha oynamayacaktım.oyuna olan aşkım vücuduma olanın önüne geçmeyecekti.


o çok istediğim kupaya bir kez daha baktım.başka birinin elinde yükseliyordu.yorulmuş,yaşlanmış ve kıyaslanmıştım

bir daha oynayamayacaktım.