
havadan sudan konuşurken gülen yanın sustuğunda ben anladım ki hava ve susuz da yaşayabiliyoruz bu topraklarda.hava aramızdaki tek katman olarak ciğerlerimizi doldurduğunda içindeki havayı almıştım içime ve soluksuz kalmıştım sen gözlerime gözbebeklerini titreterek bakarken.lensler beni yanıltmak için icad edilmiş ve karşıma dikilmiş birer yeldeğirmeniydi ve sen değirmen olduğunu kabul ediyor ama rüzgaıma güvenmiyordun.birkaç küçük anıyı yanıma aldım ve döke döke yürüdüm susuz topraklarda belki izlerimi takip edersin diye.