24 Nisan 2011 Pazar

başka


unuttuğum rüzgarları sadece başka bir esintinin hatırlatabileceğini bilen bir dal kımıldadı. belki de gerçekten bir esinti vardı fakat o kadar kalındı ki beden adındaki zırhım, hissedemedim. sen hiç haberin olmadan, yanlışlıkla esip bir ışığı yaktın fakat ben o ışığın gözüme ne kadar yakın olduğunu unutmuştum ışığı kapatıp karanlıkta gezerek. hiç de mahcup olmadın yaktığına ki ağzının yanındaki o kıvrım bile bana onu hatırlatırken sen gülüyordun.bunu yazmak için mevsimin değişmesini bekledim. rüzgar yine kayboldu.
ha bu arada seni ilk hissettiğimde ben değirmene dedim ki:
ne kadar güzel bir esinti,küçücük esse bile seni döndürebilir fakat fısıltısını duymuyor musun? bana dokunma diye yalvarıyor. kendine hakim ol ve onu kırma
değirmen dinlemedi beni. biliyordum fakat bir şey yapamadım. sadece köylülerin bildiği, ve esmediğinde sadece onların anladığı o gizemli dokunuşun, bizim ulaşabileceğimiz havanın çok üzerine çıktı. değirmen şimdi bana küs
bunu sana yazdığımı anladığında yine o kıvrım çıkacak.
o'nun gibi