16 Kasım 2009 Pazartesi

ellis

sehre doner donmez ellis i aradim.alismistim ona sanirim ilk aklima o geldi ve zaten yakindim.yagmur yagiyordu ve telefonda sesini zor duyuyordum.gel? dedigini duydum sadece belki de duydugumu sandim.gittim,sarildim ve uyudum.sicak ve sessizdi.yagmurun sesini bastiracak kadar sessiz.

15 Kasım 2009 Pazar

bosa

birgun yaptigin her seyi bosa yapmis olabilir misin?olabilirsin ve yorulabilirsin.oldu ve yoruldum.

12 Kasım 2009 Perşembe

aşk-ı memnu

hayır okumadım.zaten türkiyede popüler kültür diye bir şey yok,popüler diziler var.ha senle ne alakası var derseniz meraba der kaçarım.

11 Kasım 2009 Çarşamba

masal

bilmediğimiz bir gezegenin bilmediğimiz bir okyanusunda bir adada iki ayrı krallık varmış.masal bu ya bir süre bu iki krallık yan yana olduklarını farketmemişler fakat iki ülkeye de dost başka bir ülkenin kralı bu iki kralı ortak bir toplantıda tanıştırmış.ve iki ülke arasında görüşmeler başlamış.bu görüşmelerde aslında coğrafi açıdan çok farklı olmalarına rağmen ülke halklarının aynı sosyal ve kültürel yapıda olduğu fark edilince krallardan biri 'neden birleşip beraber bir ülke kurmuyoruz?' demiş ve diğer kralın da onayıyla birleşme kararı alınmış.bu karar iki ülkede de hiç yetişmemesine rağmen güller ve iki ülkede de çok sevilen içkilerle kutlanmış.bir süre her şey iyi gittikten sonra küçük bir protokol krizinden çıkan bir anlaşmazlık sonucu krallardan biri 'acaba eskiden daha mı iyiydi ki?' diye düşünerek köprüleri atmış.önce arada sınır olsa da iki dost ülke olarak kalıp ilişkileri devam ettirme kararı almışlar fakat iki ülkede de artık çok iyi kaynaşmış olan halklar sınır konusunda huzursuzlanmaya başlayınca tekrar tamamen sınırı kapatıp tüm bağlantıyı kesmişler.fakat bir süre sonra tüm bu olanları izleyen bir melek bir kralın öbürüne yazdığı fakat sakladığı mektubu onun haberi olmadan bir güvercinle diğer krala ulaştırmış.ve tekrar görüşülmeye başlanmış.fakat mektubun yazarı olan kral mektubun tam olarak kendi tarafından yazılmadığını söyleyerek görüşmelerde hep sessiz kalmış.hep bakmış diğer krala.hem de o kadar anlamlı bakmış ki diğer kralın yürürken,uyurken,çalışırken o bakışlardan başka düşünecek hiç bir şeyi kalmamış.ve o bilmediğimiz gezegendeki bilmediğimiz okyanustaki kral hala düşünüyormuş.

7 Kasım 2009 Cumartesi

umur

hani umrumda değil dersin ya.nerededir bu umur?birine orada olup olmadığını nasıl ispat edebilirim?teknik olarak bi açıklaması var mı acaba?umursamazlık var mesela bir duygu belirtiyor fakat belli bir süre sonra bir yaşam biçimi gibi de algılanabiliyor.ama sanırım birine umrunda olduğunu ispatlamak olmadığını ispatlamaktan daha zor.
o zaman umarsız ve umursamaz günler yaşayalım ortaçgil abimizin desteğiyle.

5 Kasım 2009 Perşembe

truman sendromu

sanırım klostrofobimin seyahat yansımaları nedeniyle kendime yakın bulurum truman ı.köprülerde ben de sıkıntı çekiyorum onun kadar olmasa da.ama üçkağıtçı bir paranoya bu çünkü hayatımın iyi giden yönlerinde hiç aklıma gelmiyor,hepsini ben yapıyorum,ben başarıyorum.ama işler kötü gidiyorsa yukardan biri müdahale ediyor paranoyası hemen.tanrı gelebilir aklınıza ama bu tam olarak tanrıyla eşleşen bir şey değil çünkü yetkiliyi o kadar uzak hissetmiyorum böyle durumlarda.bakın söylüyorum hayatımı yöneten birisi varsa bu aralar ortaya çıkmasın.

bunu okuyor musun?

4 Kasım 2009 Çarşamba

tell me something good

Bugün nihayet 20 gün sonra iyi bir şey oldu hayatımda ve ibo kaybolan psp kablosunu buldu.günlerdir evden pek çıkmayan ve laptop-37 ekran tv ekseninde hareket eden gözlerimi biraz daha bozmak için yeni bir şey var hayatımda.yarın bir açılım yapmalıyım