31 Ocak 2010 Pazar

umur 2


       umur nerede acaba diye sormuş hatta bir de beyin şeması koymuştum.çok yanlış yerlerde aramışım.umur kalpteymiş bugün anladım.

kalbimizde olmayan umrumuzda olmuyormuş.

27 Ocak 2010 Çarşamba

26 Ocak 2010 Salı



resme göre şemsiye olmak istiyoruz hepimiz ama bazen çanta,bazen ayakkabı ve çoğunlukla da o belden sarkan kuyruğumsu ip olabiliyoruz.ama başkalarının şemsiyesi olduğumuz için bu döngü devam ediyor.

ben mi neyim?


bu aralar bu resimde yokum 

25 Ocak 2010 Pazartesi

gereksiz karmaşa yazısı


üçünçü tekil şahısların başrolde olduğu bir gecede birinci ve ikinci tekil şahıslar olarak konuştuk ve eğlendik.daha önce birinci çoğul şahıs olduğumuz üçüncü tekil şahıslardı bunlar ve aslında karşılıklı olarak hiç görmediğimiz hatta gördüğümüzde mesafe koyup ikinci çoğul şahıs şeklinde hitap edeceğimiz insanlardı.ama sanırım ikimiz de görmek istemiyorduk. yani en azından birinci tekil şahıs öyle düşünüyordu.

birinci tekil şahıs olmama rağmen birinci çoğul şahıs gibi hissettiğim bir başka geceydi kısacası.ve kısaydı

21 Ocak 2010 Perşembe

saat 3 de uyuyalım mı?

kimsenin kilidini açamadığı kapı bana aralanmış,içeri girmişim,karanlığa gözüm alışmış,korkularım azalmış,ısınmışım ki ellerim hiç ısınmaz birisi tutmadıkça

birden birşey olmasını beklediniz değil mi? 

ben de bekliyorum size ters açıdan izlesem de.

19 Ocak 2010 Salı

reconnection

sonra o güldü.gülünce her şey değişti tabi.buna gülmek dışında verilebilecek bir karşılık yok.ardından koca kirpiklerini kırpıştırarak baktı sevdiğimi bildiği bir küçük şımarıklıkla ve aldığım tüm kararlar,düşündüğüm tüm opsiyonlar o kirpiklerin arasında öğütüldü gitti.

18 Ocak 2010 Pazartesi

acemi

adını hiç bilmiyordum.zaten birkaç tanesi dışında hiç çiçek ismi bilmem.istemsizce eğilip kopardım.istemsiz çünkü o kadar güzeldi ki almam gerektiği içgüdüsüyle birden yapmıştım bunu.

-beni öldürdün. dedi birden

hiç böyle düşünmemiştim ve bir kaçış aradım

-bak bir sürü yaklaşıyor buraya doğru,seni ezeceklerdi veya yiyebilirlerdi bile oysa ben seni sevdim dedim

-ama o zaman bir şansım vardı az da olsa,şimdiyse hiç yok.beni öldürdün

saçmalamaya başlamıştım.acemice toprağı eşeleyip onu tekrar dikmeye çalıştım,su aradım

-çabalama dedi.zaten bana dokundun ve sana alıştım.kızmıyorum ama sevmiyorum da seni.çabalama

elimde adını bilemediğim çiçekle kalmıştım.


sürü yön değiştiriyordu