
hangisiysem
son işime başladığım zamanlarda sesle ilgili ulaşılabilecek en üst seviyenin sessizliğin sesini yapabilmek olduğunu düşünmüştüm ya da bunu birisi söylemişti.hala tam olarak başaramasam da yaklaştım sanırım.
hayatımın hiçbir dönemi böyle sessiz olmamıştı çünkü.belki de hayatım zaten bölümlerden oluşmuyordu.yekpare bir ağaçtı ve iyi işlenmiş olduğunu umut ediyorum.duymuyor olmakla duyarsızlık arasına sıkıştım.duyarsızlık cehaletin bir kolu olarak rahatlatıcı oluyor yalnız kaldığınızda ama etrafınızda sizi tanıyanlar olduğunda hemen dönüyorsunuz her şeyi düşünmeye ve bazen de düşlemeye.
düş görüyorum,düş beni görmeden.
kadın sinirliydi.gülüyordu ama sinirliydi biliyordum.sus dedi bana.aslında sustum ama fısıldadım bazen içimden geleni,bazen sadece baktım.bakarak anlattığımı sandığım her şey aslında bıkarak dinlediği şeyler-miş-.kendini anlatamadan gitmesi kötüymüş ya da kendini anlatamadan gitmek.
başka sorunuz var mı? dedi hakim ya da ben öyle sandım ve yok dedim sonradan umursamamam gerektiğini düşündüğüm sorular kafamdayken.umursadım ve umursayacağım o soruları arada sırada ama hayatımızın bir anayasası varsa değişmez kurallarından biri var ki özlemiyorsa başka soruya gerek yoktur.
s(t)anık sizindir.
sakızdan çıkan fal
cebimden çıkan bozuk para
ağzımdan çıkan gaf
düşümden çıkan sonuç
şapkadan çıkan gergedan
bunlardan çıkan sonuç
benden çıkan sen