31 Ekim 2010 Pazar

inan ki


    birini inandırmakla birine inanmak paralel evrende birbirine asla rastlamayabilecek iki şeyken paralel olmayan evrende sen ve ben birbirimize rastladık.en son evinin önünde küçük bir gözyaşından yansıyan ay ışığı bugün daha da aydınlatmıştı güzel yüzünü ki ben hep güneşte görmeye alışmıştım ağzının yan kıvrımını.belki aklından bir sayı tut dediklerinde gelmiyorsun aklıma artık ama oraya düştüğünde yine de zırhınla düştüğünden acıyor kalbim ve ona yakın organlarım.hiç gitmesen mutlu olur muyum?


hiç gitmeyen bir kadın olmadı ki bileyim 

23 Ekim 2010 Cumartesi

gtalk about you and me

normalde gidip açmaya üşeneceğim küçük pencereye her ışık gördüğünde küçük taşlar atan kolum bir zamanlar ona yaslanan başını özlediğinden yapıyor bunu.beynimin ona hakim olması gereken bölgesi de sende olduğundan durduramıyor bu arsız hareketi.ya o kolu keseceğim,ya da gözlerimi dağlayacağım ki ışığı görmeyeyim.


 

17 Ekim 2010 Pazar

tesisiz pazar sendromu


ederimin altında satıldığımı hissettiğim bu sessiz günde var mı ki beni gözleyip gözeten?sessizdir varsa o çünkü ben birine doğru bakmadan daha güzelimdir.biliyorum çünkü objektife bakmadığım fotoğraflarım da diğerlerinden iyi ve gerçektir.

14 Ekim 2010 Perşembe

bazen

yazmıyorum ki konuşabileyim

6 Ekim 2010 Çarşamba

arkadaş olalım

olmayalım


evet kabul ediyorum iyi bir adamım.hayatında da hep var olmamı istiyorsun ama.bunu ben ve vücudum -çoğu zaman farklı hareket ederiz- istemiyoruz.bu duygulara ihanettir çünkü.sen ve ben birbirimize,birbirimizi isteyen gözlerle baktık.evet belki artık öyle bakmıyoruz ama güzel günlerdi ve çok az kadınla güzel günler yaşadım o kadınlardan ötürü.sen birlikte olduğum güzel bir kadın olarak yerini al bu adamın biyografisinde ki o hiç yazılmayacak bir şeydir merak etme.


yazılsa da isimler olmayacak.sadece yamulan bir gülücükle anlayabileceğin bir kaç isimsiz anıyı hatırlayabilirsin.o da hatırlarsan.

25 Eylül 2010 Cumartesi

eksen kayması


hep gördüm.dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanan o kadınlar hep oldu etrafımda.onlara  müdahale etmedim hiç bu konuda  hatta onayladım.hoşuna gitsin diye değil ama,yanlarında olmak istemedim gerçeği öğrendiklerinde.bir kadının hüznü bir balinanın karaya vurması kadar anlaşılmaz ve müdahale edilmezdir çoğu zaman.orada olmak istemem ve kaçarım.sadece sevişirken kulağına fısıldarım hafifçe

içindeyim ve artık ikimizin etrafında dönüyor


anlayan olmadı



23 Eylül 2010 Perşembe

aptal burus

kaçan kız uçmuştu.uçtuğu yeri yön olarak biliyordum sadece.kuş olsam o yöne uçar mıydım diye düşündüm ama bilemedim.ona sordum o yokken -geleyim mi?- diye,yok dedi.

birinin vereceği cevabı bildiğin ukalalığıyla ona sormamak dünyanın en aptalca şeyiydi.