9 Ocak 2010 Cumartesi

ko(r)ku

uzerini cikarmadan uyudu philip,keza salini savurdugunda elis in kokusu sinmisti uzerine ve elis gitmisti.donmeyecek gibi gitmisti ve kokusu son kez burnunda olabilirdi.bunun olmamasini diledi uykuya dalmadan once.sadece dileyebiliyordu ne aci.

7 Ocak 2010 Perşembe

açı-m



bakmadığm bir açı kaldı mı net görmek için seni,ya da bir parçanı çıkarmam mı lazım kafamda netleşmen için?kaygılarımı mı,yoksa özlemimi mi aldırmalıyım bir ameliyatla?senin baktığın yerden de böyle mi görünüyor,hiç mi bakmıyorsun yoksa?

5 Ocak 2010 Salı

satürn



en dış halka 1milyon kilometre çapındaymış.gözümde büyütmüşüm yani,benim o daha büyük...

samtayms


bazen kendimi yeni alınmış bir çöp poşeti gibi hissediyorum.kopacağı yeri zor bulunan,temiz ama kirlenmesi garanti.

4 Ocak 2010 Pazartesi

harakiri

kendimi dokunulmazlığının kaldırılmasını isteyen bir milletvekili gibi hissediyorum.sahip olduğu haklarından vazgeçmiş birisi olarak bunu dürüstlük ve doğru olanı yapmak olarak nitelendirsem de zorlanacağım.nasip

bu gece seni anlamıyorum sanırım

rudolph çoğu insanın taht olarak algılayabileceği koltuğunda tek başına düşünüyordu.şaşırmış gibiydi fakat dışardan bakan biri onu sinirli diye tanımlayabilirdi.'elis'i düşünüyordu.ona yolladığı son mektuba cevap vermemişti ve bu rudolph'un göğsünde bir ağırlığa sebep oluyordu.aslında bu ağırlık bir gece önce aralarında birkaç metre olmasına rağmen ona sarılıp uyuyamamasından beri oradaydı.ama bunu ona söyleyememişti.belki elis bunu ister diye küçük bir umutla bekledikten sonra göğsündeki ağırlığa sarılıp uyumak zorunda kalmıştı.tabi bu isteği elis'e iletmemesinde onları bir iskoçya gezisinde tanıştıran shelby'in de orada olmasının da etkisi vardı.

birden rudolph nasırının sızısını hissetti.'en azından başka bir acıyı da hissedebiliyorum bazen' diye içinden geçirdi.bir sigara yaktı.birkaç fotoğrafına baktı elis'in hiç beğenmediği ama çok güzel olduğu.banyoya gidip sigarayı küvete attı.aynaya baktı.karşısındaki adam ona hafifçe gülümsedi fakat o en ufak bir dokusunu bile oynatmamıştı.

yavaşça yatağa doğru yürüdü.göğsündeki ağırlığa sarıldı ve uyudu

3 Ocak 2010 Pazar

mangaya cevap

uyandığında onu ilk ben göremediysem bu kez de, hem de bu kadar yakınken...aslında o kadar da yakın değil değil mi?