
bundan mutlu olmak?
çiçekle konuşmaya devam ettim.
hala ölmedim farkında mısın? dedi.böyle konuşmamasını üzüldüğümü söyledim ki gerçekti.
ortak noktalarımız var dedi.çiçekler de kendilerini güçsüz hissettiklerinde ilk tohumun yeşerdiği topraklara ekilirlerse can bulabilirler.
şaşırmıştım ama mantıklı da gelmişti.ani olması biraz sendeletmişti beni sadece.onu yeşerdiği topraklara diktim ve biraz canlandı gerçekten.
kendi ülkemdeydim ve merak ediyordum çiçeği ama asıl merak ettiğim beni tekrar sevip sevmeyeceğiydi galiba.bunun aptalca bir bencillik olduğunu düşündüm ama engelleyemedim
sonra balıklardan biri
'bu da geçer' dedi.
umur nerede acaba diye sormuş hatta bir de beyin şeması koymuştum.çok yanlış yerlerde aramışım.umur kalpteymiş bugün anladım.
kalbimizde olmayan umrumuzda olmuyormuş.
resme göre şemsiye olmak istiyoruz hepimiz ama bazen çanta,bazen ayakkabı ve çoğunlukla da o belden sarkan kuyruğumsu ip olabiliyoruz.ama başkalarının şemsiyesi olduğumuz için bu döngü devam ediyor.
ben mi neyim?
bu aralar bu resimde yokum

üçünçü tekil şahısların başrolde olduğu bir gecede birinci ve ikinci tekil şahıslar olarak konuştuk ve eğlendik.daha önce birinci çoğul şahıs olduğumuz üçüncü tekil şahıslardı bunlar ve aslında karşılıklı olarak hiç görmediğimiz hatta gördüğümüzde mesafe koyup ikinci çoğul şahıs şeklinde hitap edeceğimiz insanlardı.ama sanırım ikimiz de görmek istemiyorduk. yani en azından birinci tekil şahıs öyle düşünüyordu.
birinci tekil şahıs olmama rağmen birinci çoğul şahıs gibi hissettiğim bir başka geceydi kısacası.ve kısaydı