27 Nisan 2010 Salı

ki

ilgi eki olan ve ayrı yazılan -ki nin birleştirdiği sen ve ben bir gün türk dil kurumunun inadına birleşik yazacağız onu hiç boşluk olmasın ruhlarımızda ve bedenlerimizde diye.

olacak ki...

26 Nisan 2010 Pazartesi

hiç bir şey yapmak istemeyen kız

kangurunun kesesinde saklayıp getirdiği şekeri yemişti.ağzı mutluydu ama ruhuna işlememişti şekerin aroması.şimdi yatıp uyumak istiyordu ama rüyasında gördüğü çirkin burunlu ve dövüşen hayvanlar onu uyku konusunda tedirgin ediyordu.

-of dedi

birden ağzından çıkan nefes parladı ve küçük bir periye dönüştü.korkmuştu küçük kız.

-ben of perisiyim korkma dedi.beni çok çağırdın ama belki kendin veya ormandaki arkadaşların çözersiniz dertlerini diye bekledim.nedir?ne istersin?

.....

hikayenin sonunu hiçbir şey yapmak istemeyen kıza bırakıyorum.belki bunu yapmak ister?

25 Nisan 2010 Pazar

çoklar içinde biz

koridor çok uzundu.zaten bu ülkede sayılar da yoktu ve çok ya da az olarak ifade ediyorduk herşeyi çünkü daha kolaydı.koridorun diğer özelliği de sadece emekleyerek girebileceğim kadar küçük olmasıydı.koridorun ucundakine bağırdım;

-sana buradan bakmak da çok güzel

-'göremiyorsun ki her şeyi' dedi

ona zaten görmek istemediğimi ve şu an gördüğüm şeyden mutlu olduğumu anlattım.koridorda başka yerlere açılan cepler de vardı mutlaka ama bunun kafamı karıştırmasına izin vermeyecektim.şu kuralsız ve yumuşak hayatımın tek katı duruşu bu diye düşündüm ki doğruydu.

bazen koridorun ucunda göremediğim anlarda emekleyerek giriyorum koridora,ölçüp biçiyorum

çok ne kadar çok diye...

24 Nisan 2010 Cumartesi

cevaplı soru


gökovaya gidelim mi seninle?

23 Nisan 2010 Cuma

future suzluk

himayesiz,çetrefilsiz,umarsız ve tutumsuzduk.düşündüğümüzde üzüldüğümüzü anladığımızdan bundan vazgeçmiş,ruhlarımızın zırhlarını çıkarıp dövüşmüştük.ve en dövüşken zamanımızda bile sevmiştik ki eğer bu -di li ve -miş li zamanlar anlatıldığında yanyana değilsek bilin ki yine de gülmüştük.


fütursuzca...

22 Nisan 2010 Perşembe

sigara molası

o sigara içmeye gittiğinde be usulca çıktım dünyadan,heybeme doldurduğum bir avuç aşkı attım gökyüzüne ki sigara içip gökyüzüne bakar o ve belki görür uzaklığın ve dağların ve akılların aramıza giremeyeceğini.görür ve bir gün heybemden kendimi atarım gökyüzüne beni güzel elleriyle tutsun diye.

20 Nisan 2010 Salı

kaçak

A kenti ile B kenti arası 500 kilometredir.burusvilisin aklı saatte 100 kilometre hızla A kentinden B kentine gitmiş ve dönmemiştir.arada başka 'araç' da yoktur.fakat bir süre aklı bir B kentinden 100 kilometre uzaktaki C kasabasında olacaktır.


Sorumuz ; aklını kaçırmış bir adam olarak ben ve kaçan aklım buluştuğumuzda -ki bu nokta X olarak adlandırılıyor- O'na ne kadar yakın olacağım?


Cevap verebilen dahidir gönlümde.