ben de dememişti.
aslında belki demek istemiş ama dememesi gerektiğini düşünmüştü ki doğruydu.ama özlemek yarısıydı ve yarasıydı herşeyin.
zaten her şey yarım bile değildi
azdı...
17 Mayıs 2010 Pazartesi
kötü günler

kaybetme ihtimal aralığım çok geniş olan durumlarda hep kaybettiğim için umutsuzluğum had safhadayken ve sen virajlı bir yoldan gelen ışığını arada sırada gördüğüm bir 'araç' gibi bana sadece istediğin zaman göz kırparken nasıl koşarım huzura erdiğim ağacın gölgesine doğru? neye güvenirim ve hangi gözyaşım akarak bir kayıkla sana gelebileceğim bir ırmağa dönüşebilir?
sen ki hiç yaşamamış birinden tek farkımsın...
16 Mayıs 2010 Pazar
a r a
15 Mayıs 2010 Cumartesi
afaroz

dünyanın en güzel dininiden afaroz edildiğim bugün sizin bayramınızdır.çıkın hadi ortaya pusuda bekleyen feyk krallığın çakma soyluları.çıkın ve salının ortalıkta ki samimiyetsiz erkekliğimle döveyim aynalardan ayıramadığınız bedenlerinizi.nasıl olsa anlayamayacaksınız neyi kaybettiğinizi ve benim neyi kaybetmiş olduğumu.
gün sizin gününüzdür..
14 Mayıs 2010 Cuma
ahmak ıslatan

iki gündür güneşliydi.eskiden trt2 de resim yapan bonus saçlı bob ross tabloları gibiydi buralar.arada sırada ellerinde bir dal parçasıyla yokuş aşağı koşturan çocuklar bile vardı kurgusal bir şekilde.ağaç hatminin üzerindeki çömleklere kuşlar girip çıkıyor ve içerdeki boğazlarını yırtarak bağıran yavrularını besliyorlardı.her şey küçükken okuduğumuz kitaplardaki tasvirlere uygundu yani.
bu tablo içinde bir adam bahçede elleri cebinde dolanıp durdu iki gündür.sadece yemek yedi,duş aldı,düşündü ama düş almadı.hep göğe bakıyordu,medet umduğu,beklediği bir şey var gibiydi ama sorsanız inkar ederdi.
gecenin ikisinde kısa süren bir sağanak yağdı
göğe baktı,güldü ve kurulanmadı hiç.
13 Mayıs 2010 Perşembe
halat 2
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


