20 Ocak 2012 Cuma

if

Lodos veya herhangi bir rüzgar narin bedenini uçurup bana getirmeyecekse, yürüdüğün yollar kıvrımlanıp çaktırmadan benim yoluma bağlamayacaksa ayaklarını, çakan bir şimşeğin ışığında hala iki damla gözyaşı görüyorsam ben ve öptüğüm güzel kokulu boynun bana doğru çevirmiyorsa üzerindeki küçük başı,
Tabiat ana o şimşekleri, rüzgarları doğuracağına taş doğursaymış keşke.
Taş..

19 Ocak 2012 Perşembe

Uçak


Ben binerim. Yani seninleyse binerim ama inebilir miyim bilmiyorum. Son bir haftada korktuğun anne-babandan daha yaralı bu kalbim, ama sana söyleyemedim.

Ha bu arada Model haklıymış, dudaklarını öpmemek zormuş, bir yabancı gibi..

18 Ocak 2012 Çarşamba

Sebebini hiç bilmiyorum

Dudağımın neden yarıldığının, en son bıraktığımda ağlıyor olduğun halde neden hep gülerkenki halinin gözümün önünde olduğunun, bir haftadır ellerime krem sürmeyişimin, Şeytan'ı her gezmeye çıkardığımda o sokaktan aşağı doğru inişinin, en arkadaki dişimin durup dururken kırılışının, gidişinin, gidişatımın, sızının, yazın bile bere takacakmışım gibi gelmesinin ve bunları okuma dediğim halde niye yazdığımın..

17 Ocak 2012 Salı

Kumar


Bütün as'larımı atardım geçen hafta bugün kumarda kazanmamak için. Ama elimdeki as'ların tümü asparagasmış.

15 Ocak 2012 Pazar

3K


Kar yağdı ve güvercinler ıslandı. Hiç rüzgar olmadığı için aynı kar tanesini görememişizdir, hiç kahve içmediğim için aynı tadı da alamamışızdır ama zaten tadım da yok benim.
Kedim de..

14 Ocak 2012 Cumartesi

küçük mektup

Birkaç gecedir sabahlara kadar dışardayım. Bir sürü insanla bir şeyler konuşuyor, sabah hepsini unutuyorum. Çok iyi dostmuşuzculuk oynuyoruz hepsiyle. Nerede oturuyorlar, ne yapıyorlar bilmiyorum bile. Bazen iki gün üst üste görüp aynı şeyleri konuşuyor bile olabilirim biriyle.
Sadece bir adamı her gece görüyorum. senin tanıştırdığın sakallı bir adam. Beni öptüğün gecelerden birinde, bir barın kapısının önünde tanıştırmıştın bizi ve sen gittiğinden beri her gece sokaklarda o adamı görüyorum. Bugün bunu O'na da söyledim ama pek sallamadı. Sakallarını kesmiş ayrıca.
Keşke bana dönsen. Biliyorum bu cümle bu mektubun gidişatına uymadı ama bir mektup yazıyorsan bir dilek olmalı içinde ve benim de başka bir dileğim yok. bunu yazmamak için de başka dilek üretemedim sabahın köründe bu kafayla.

Hasretle...

13 Ocak 2012 Cuma

Ama yoksun


Sabahın beşinde İstiklal'deki kadın ''Sana şarkı bile söylenmez'' dediğinde, kronolojik olarak düşündüğüm her şeyin başındaki ve sonundaki kadın aynıysa, ya gidip bir türkü daha tutturayım en hasretlisinden, ya da kalkıp geleyim beyazını bulamadığım mor papatyamsıların suyunu değiştirmeye.
Sen olsan, ''boşver uyu'' derdin. Yazının başlığını şimdi oku.