zeus yıldırımlarını gönderdi,volkanlar patladı.gök simsiyah oldu,kılıçlarını kuşanmış yüzbin atlı ve hayatın gerçeklerini fırlatmak üzere bekleyen sayamadığım kadar çok ve göremediğim kadar uzak tanrı karşıma geçti.adalet yoktu çünkü zaten hepsini ben yaratmış,beslemiş ve büyütmüştüm.ve onlarla o kadar meşguldüm ki yalnızdım hatta ben bile yoktum.kalbim öylece durmuş ve attığını belli etmemeye çalışırken beynim bir tepeden olanları gülerek izliyordu.sen yaptın dedi.yarattığınla savaş ya da yaratamadığınla yüzleş.kendinle övündün,aşkınla gurur duydun,gözün boyandı,egon şımardı.ama şimdi dövüş karşındakilerle,dövüş ki ne kadar güçlüsün bütün ahali görsün.ama aslolan şudur ki:sen gör güçsüzlüğünü ve tanrının affediciliğini.gör,çünkü artık genç değilsin ve dünya da senin kadar yaşlı,kibirinden kaynıyor ve boşvermişliğinden ısınıyor senin gibi.beraber var olacak veya beraber yok olacaksınız.dövüş şimdi göğüs göğüse hiç göğsü olmamış tanrılarla.kazan kazanabilirsen hiç kazanamadığın savaşı hep kazanmış kalplere karşı.ve öl ki senden sonra ne olduğunu bilme.çünkü bildiğin bile seni ve onu yaralayacak.
savaştım,öldüm ve bildim
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder