2 Haziran 2010 Çarşamba

açık yaralar

hikaye değil destanken yazmam gereken,sen kısa olsun dedin tabletlerin,büyük olmasın kahramanların,yakın da olmasın bize ki göçüp gittiğimizde ya yanımızda götürebilelim,ya da bırakıp gittiğimizde varlığımız eskimesin.ben biliyordum ki birisi gitme ihtimalinden bahsediyorsa olasılık en az yüzde ellibirdir -ve aslında sayısallığın tanrı cezasını versin-gitmeme ihtimali bir kanserin iyileşmesi kadar azdır.

şimdi beni görmüyorsan bu gözlerini kapattığından değil,açık yaralarımın tiksindirici varlığındandır.
yaralarımı görmeden bilmen de arada aynaya bakmandan...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder