kayalıklarda oturuyorduk.aslında hep iskelede otururduk ama şimdi iskeleyi yıkıyorlardı.yıllardır kasabanın tüm aşklarının yeşillendiği iskele artık olmayacaktı.
judith az önce bana beni sevmediğini söylemişti.inandırıcıydı.zaten inancımıza göre aşk denizin görmediğimiz bölümünden gelir ve bir esintiyle kalplerimize yerleşirdi.sevmediğini söylüyorsa esintiyi hissetmemişti ve ne yapabilirdim ki?
ayaklarımıza arada sırada değen dalgalarla oynuyorduk judith ve ben.iskeleyi izliyorduk bir yandan da.muhtemelen şimdi elinde balyozla onu yıkan adam da kadınıyla orada buluşmuş,denizden gelecek esintiyi beklemişti.suratında memnuniyetsizlikle vuruyordu tahtalara.
judith ve ben ayrılacaktık az sonra.hiç sarılmamamıza rağmen üzerimde bir saç telini buldum.hemen rüzgara verdim onu
bizi kavuşturmayan rüzgara.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder