
birini seviyorsan istedigini yapmalisin di mi?
yapacagim...

tatlı tatlı konuştu.ortaokuldaydık ve birbirimize olan sevgimizi nefret gibi gösterme yarışı içinde sürükleniyorduk.nereye kadar,ne zamana kadar sorularının cevabı yokken bir adam çıkageldi ve soruları kendine değil ona sor dedi ve ben adam haklı dedim ama bildiğimi okudum.çok az şey okuyordum ve bildiğim de okuduğum en bana ait şeydi.
şu an kaç kişi mutludur acaba diye düşünüp yatacağım
'içeri gir' dedi yanında uyuz bir köpek olan sakallı adam.gir dediği yer bir dağa gizlenmiş bir odaydı ve kapıyı nasıl açtığını bile anlamamıştım.içerisi çok karanlıktı ayrıca ve reddettim tabi ki.korkmamıştım ondan fakat karşılaştığımız andan itibaren başım ağırmaya başlamıştı hayatımda ilk kez.zorlanıyordum.
sen çiçek katili değil misin?dedi
ürperdim.nasıl bilebilirdi ki?ben bile ne olduğunu tam olarak anlamamıştım.baş ağrım artmaya başladı.yıllardır kaçaktım ve blöfü öğrenmiştim.
uyduruyorsun be adam.ben çiçek bile sevmem dedim
çiçeği kopardıktan sonra sana doğru gelen sürünün çobanıydım ben dedi.kulaklarım keskindir,duydum konuştuklarınızı,sonra seni takip ettim.onu yaşatmak için yaptıklarını gördüm ve çok eğlendim.
yumruğumu sıktım.söyledikleri değildi beni tahrik eden sadece çiçekle diyaloğum hayatımın en masum şeyiydi ve mahrem hissediyordum.kızdığımı anladı ve devam etti;
yeryüzünde bu konuda artık yapacak birşeyin kalmadı.bu dağın içine girmelisin ve orada yaşamalısın artık çünkü adalet bunu istiyor,en önemlisi çiçek de bunu isterdi.
çiçeği bulup sormak istedim ama nefretinden korktum.dağın eteğine oturdum ve bir şarkı söyledim.esen hafif rüzgarla ve çiçekle ilgili bir şarkı.