13 Mayıs 2010 Perşembe

li(v)e

halat 2


kolum halatın ucunda benden uzaklaşırken yüzünü gördüm
gülmüyordu

kolum hem yoktu hem acıyordu.birisi bile yeterdi oysa...

11 Mayıs 2010 Salı

ev


tavan çok yüksek olmasına rağmen oradan sarkan tek ışıkla aydınlanıyordu geniş oda.tabi odanın tümünü aydınlatmaya yetmediğinden büyüklüğünü kestiremiyordum,sadece arada sırada sesler çıkardığımda yankının frekansından anlıyordum büyüklüğü.ışığın etrafında dönüyordum cesaret edemediğimden uzaklaşmaya.ne kadar uzaklaşabileceğimi bilememekle ne kadar uzaklaşmak istediğimi bilememek arasında kalmıştım.

birden 'git' dedi.

neyin konuştuğunu anlamamakla birlikte hiç yankı olmaması beni şaşırtmıştı.korkmaksa yersizdi şu an korktuğum başka bir şey vardı ve başkasına yer yoktu.

cevap vermedim ki zaten ne olduğunu da bilmiyordum.kasvetli de gelmiyordu oda bana.

ani bir hareketle lambayı kırdım ve oturdum.


bana kimse ne yapacağımı söyleyemezdi.

10 Mayıs 2010 Pazartesi

halat

ucundakini gördüğümde hiç düşünmeden bileğime dolamıştım.sihirli olduğu söyleniyordu ama başta 'ne olabilir ki? sonuçta bir oyun' dedim.duruyorduk öylece bağlanmış bir biçimde.halat aynı zamanda iletişimimizi de sağlıyordu.diğer özelliği de çok uzun olmasıydı.zaten sihirli olmasına inandıran da buydu bizi.

kopmuyordu

üzerinden arabalar,gemiler geçiyor,yangınlara rastlıyor,kemirgenler tarafından ısırılıyor ama kopmuyordu.sadece bizim kesebileceğimiz söylenmişti ama neden keselimdi ki?

derken bir gün o aniden yürümeye başladı.hazırlıksızdım ve dengemi kaybedip düştüm.yüzüstü düşmüştüm,kalkamıyordum.çakıltaşları ağzıma yüzüme girmekle kalmamış birkaçı kalbime kadar girmişti ama şikayet etmiyordum,halat sağlamdı.

sonra çözümü buldu birisi.keskin bıçağını çıkardı ve kolumu kesmeye başladı.


bıçak kemiğimi keserken acı duymuyordum.tek düşüncem onun yüzünün gülüp gülmediğiydi...

9 Mayıs 2010 Pazar

beraber


'bugün de kaybolduğum günlerden biri'




benim de...

7 Mayıs 2010 Cuma

güzelbişeyship

hep güzel şeyler var senle ilgili kafamda.taa en başından güzel mesajlar,basit oyunlarla süslü,uzaklık kovucu paylaşımlar.merakla birlikte tutkulanmış ve tutkallanmış iki gülümseyen surat.

hep güzel şeyler oldu sen ve ben görüştüğümüzde.punduna getirip ilk aradığımda sesinde duyduğum o ton hiç kaybolmadı.hep güldün ve hep güldüğündendi yanımda oluşun.yanlış bir otelin resepsiyonunda muhtemelen tanımadığımız bir adamın yediği kabak çekirdeklerimizle bile eğlendik.ilk gördüğümde ilk görüşün değilmiş gibi sarılmandır beni bulutlara çıkaran ve bir daha indirmeyen.bulutlara en yakın olduğumuzda çektiğim kokundur hala burnumdan gitmeyen.en saf ve zor gidiştir gözümde son anonsa zar zor yetişen gidişin.

hep güzel şeyler devam etti sonrasında da bazen çok yorulsak da pastel çocuğa renkler veren kibritçi kızı sevdim.hiçbir işe yaramayan kanatlı hayvancıklar bile oyunumuz oldu,hayatımıza girdi.sana gelen her yol yürümek için bile keyifliydi-kamyon gördüğümde aklıma birinin gelmesi evrensel bir saçmalıkken bende öyle değil-senden uzaklaşan her yoldan dönmek istedim ben.

hep güzel şeyler oldu senle ilgili ve olacak da.

ki...

turuncu devrim


biriktirdiklerini yakmaya kıyamamak
yaşanmamış ve yaşanmayacak günleri bile..